Atölye Hangart'da işler yolunda gidiyor ama o kadar yolnda ki demek buraya uzun bir ara vermişim.
Bugün Nilgün Marmara'nın kitabını isteyen bir mail alınca yeniden burada yazmayı, paylaşmayı ne kadar özlediğimi farkettim..
Öğrendim ki, bir iş yaptığın zaman canla başla yap. Bunu yaptığında bir süre hayallerini sınırlaman gerekebilir ama güzel dönüşümleri ve dostlukları oluıyor, bunu gördüm.
Bir süredir dinlediğim şarkıları paylaşmamıştım. Akustik Sahne'mizde de yer verdiğimiz yeni sesler oldu. Bunlardan bir kaç ufak paylaşım yapacağım. Devamı sık sık gelecek.
Keyifle dinleyin ;)
Sena Şener - Çirkin Dünya
Emir Can İğrek - Gönül Davası
Evrencan Gündüz - Change is Gonna Come (Sam Cooke)
Aylar süren koşturmaca sonunda yıllardır hayalimdeki atölyeyi dün açmış bulunmaktayız.
Haberini buradan veremedim çünkü yoğunluk, tadilat, heyecan, kafa karışıklığı derken fark etmeden ihmal etmişim. Ama bundan sonrasında atölye gelişmelerini hem buradan hemde yakın zamanda oluşturacağım blogundan takip edebilirsiniz.
Uzuun aradan sonra yeniden dönebildim.
Bugün nedenini bilmediğim şekilde bu şarkıya kitlendim. Sanırım 2 saattir aralıksız 3-4 kaydını dinledim. En sevdiğim yine live kayıt oldu. Arada insan sesli, çok renkli, tam benim damağına uygun.
Şimdilik bununla başlangıcı yapalım, bir sonraki postta güzel haberleri paylaşacağım.
herkeste bir eylül telaşı
bende de garip bir dönüşüm coşkusu
kendime dilime bedenime içime doğru yol alma hali
her gün başka uyanıp başka uyanmak tazelenmek
bazen içimden söylediğim bazen dışımda dillendirdiğim bazen bilmediğim bazen cevaplarını buzlu beyazda bulduğum anlar içi. ben gayet keyfinde, diğer tarafta neler var bilmiyorum, yine de paylaşım belki bir kaç masaya ruha kalbe bi yere düşer işte...
Beethoven, bir arkadaşı ile birlikte Viyana sokaklarında dolaşmaktadır.
Tam bu sırada bir apartmandan piyano sesi duyar ve kafasını kaldırıp
bakar. Apartmanın ikinci katındaki cam açıktır ve ses oradan
gelmektedir. Arkadaşı ile birlikte ikinci kata çıkıp kapıyı çalarlar.
Kapıyı açan kadın, Beethoven’ı hemen tanır ve şok olur. Beethoven,
piyano sesine geldiğini ve çalan kişiyi muhakkak görmek istediğini
söyler. Kadın, piyanoyu çalanın kızı olduğunu ve tanışmaktan mutlu
olacağını belirterek onları içeri alır. Beethoven, piyano çalan kızın
olduğu odaya girer. Annesi kıza, beethoven’ın geldiğini söyler ve kız
çok heyecanlanır, hemen ayağa kalkar, fakat kız görme engellidir. Bunu
gören Beethoven, kıza “Lütfen, benden bir şey isteyin.” der. Kızın
cevabı şu olur: “Ben hiç ay ışığı görmedim, bana ay ışığını anlatır
mısınız?”
Bunun üzerine Beethoven, piyanonun başına geçerek, ay ışığı sonatını, doğaçlama olarak besteler.