"hayatın neresinden dönülse kârdır"
Uyandığımdan beri aklım Nilgün Marmara'da. Nereden geldi bende bilmiyorum ama en son "ti" ile baya oldu konuşalı. Kitabını bulamadığından yakınmıştı, bende bir dönem bakıp arayarak geçirmiştim. Bugün yeniden internet başında verdiğim savaş sonucu bulamadım. Yarın bir de akmar'daki kitapçımızla konuşucam. Belki içlerinden birisi bulabilir, şansa. Bahsettiğim kitap "kırmızı kahverengi defter". Yayınevine de ulaşamadım. Hoş, yayınlamadıkları ortada ama en azından bir şans var mı bilmek iyi gelebilirdi bünyeme. Sonra bakalım kimler severmiş derken bir blogta bulduğum ama en güzel alıntılardan birisi olan bölümü izinle paylaşmak istiyorum. Alıntı yaptığım blogu'da izlemenizi öneririm.
Blog adresi: http://cokkonustunsimdiyaz.blogspot.com
Yeryüzündeki aşk olasılığı ve süreci de karıncaların karşılaşmaları ve yaklaşık 10 saniye birbirlerine dokunmaları oranında.Ne zavallılık!
Bir yaşamın düşe eklenmesiyle bir düşün yaşamdan çıkarılmasının hiç bir ayrımı yok. Bir de körler var kuşkusuz,kuşsuz.Hep karanlıkta düşünürler.
Benle benim aramdaki farkı görebiliyor musun? Başkaldırılmış düşünce bedenin aşık olurluğundan başka ne?
Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden kendimi bulamıyorum. Dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...
Kapı kimin üzerine kapatılıyorsa, o, dışarıda kalanın değildir.
Ah! yüzüne düşkün bazı kimseler vardır ve durumun böyle olması hiç de tuhaf değildir. Düşkündürler yüzlerine ve hayat kendi gözlerine bakar, yüzlerinden fışkıran kalemlerle! Ve yine de düşkündürler ölüme, yüz görümüyle, ölüme! Acı mı? Değil!Bir tapınma biçimi yalnızca kürke!!
Ölürken kahkahamı ona bırakacağım.
Kırmızı Kahverengi Defter/ Nilgün Marmara