Şenol Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şenol Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mart 21, 2012

ölü şehrin radyosu [bir kuzey ırak pornosu]


Şenol Erdoğan’ın yeni çalışması çok yakında okura sunuluyor!

Bu kitabın yazarı, elinde olmayan nedenlerden dolayı istemsiz bir şekilde yaşamının 172 gününü Kuzey Irak olarak adlandırılan bölgede, [Zaho, Zap vs.] mevkilerinde geçirmek zorunda kaldı. Yaklaşık 300 kadar gün dilimini ise bu coğrafyanın etekleri kadar yakın diğer benzer coğrafyalarda [Şemdinli, Çukurca vs gibi].

Bu kitabın yazarı, bahsettiği dönemi yaşarken İsevi takvim 1997 tarihini gösteriyordu. Bazen çok soğuk oluyordu hava -şubat gibi, bazense çok sıcak –şubat gibi.

Bu kitabın yazarı, 15 yıldır tarif edemediği hislerle yaşıyor ve bunlar en nihayetinde –ne kadar ötelemeye çabalarsa çabalasın- harflere evrilip cümlelere dönüştü.

O aslında zihnine kaydettiği ve ne denli uğraşsa da silemediği görüntüleri parçalar halinde bir araya getirme denemesinde bulundu. Mevzu ettiği süreçte hiç not almadı, hiç yazı yazmadı, hiç fotograf çekmedi, hiç kayıt yapmadı. Çünkü öldürülmek suretiyle ölmeyi hiç istemedi.

Ama beynine kim dokunabilirdi ki –yaşadıkça. Aslında her bir anlatı siyah beyaz bir fotograf karesi gibi, bazen de renkleniveren, sepyalaşan. Aslında her anlattığı kısacık klipler-görüntüler –cızırtılı, karıncalı, boğuk ses kayıtları zamanın geçmiş denileninde kalmış-kalamamış.

Yazar 1997-98 tarihleri arasında zihnine kaydettiği bazı görüntüleri 2011 senesinde alfabeye dönüştürme kararı alıp bu kararını uygulamış. Bunu yaparken kan içinde bir mizah, tabiatı gereği kemiksiz bir dil, yer zaman tarihsiz politik söylemler, bir takım absürt, saçma ve komik hikâyeler, sürrealizmin sınırlarını zorlayan gerçek anlatılar kullanmış, yer zaman Virilo yer zaman Deleuze, yer zaman Brautigan, yer zaman Jim Morrison gibi uzak ara birbiri ile ilintisi olmayan kimlikler arasında kişisel eklektik bir ağ örmüştür.

Pornografiden uyuşturuculara, gerilla savaşından şehit politikasına, rock n’ roll’dan ceset torbalarına, Çillerden punk’a, Irak’tan Kadıköy’e, dağdan şehre, helikopterlerle servis edilen “Ödül Baklavaları”na kişisel bir aktarı!

Yazar, “ölü şehrin radyosu” ismini verdiği kitabına “bir kuzey ırak pornosu” alt başlığını vermiştir. Harkin’in Baudrillard’ı anarak kaleme aldığı “savaş pornosu” metninden bu alt başlığa varan yazar porno kelimesini kullanırken kesinlikle Baudrillardsal bir anlamla yaklaşmıştır.

Alıntı: http://cyberzenarchy.wordpress.com/2011/11/23/olu-sehrin-radyosu-bir-kuzey-irak-pornosu/

Kendisini merak edenler için keyifli ve şahane bir röportaj: http://www.reportare.com/index.php?option=com_content&view=article&id=70:qbalkc-kralq&catid=57:2011-04-08-22-41-07&Itemid=99

Aralık 01, 2011

Şenol Erdoğan - İz

İz
yürüdükçe arka cebinden tanrıyı düşürdü
gelincik tarlalarının başladığı yerde öldü annesi /paslı bir sarıydı saçları
şakakları ıslak
sırtı göl
gölgesi yok idi
sıcak idi
biyerleri egzama idi
kudüse indi
gecenin midesi bulandı
tenleri renksiz ölüler görüp odasına geçecekti
epiphanesi gördü ansızın
sanki galatlılar yürüyordu
şölen vardı
kulakları uğulduyordu
gümüş kalkanlı makedonlar yürüyordu önleri sıra
epiphanes tuhaftı
kölelerle şakalaşıp
fakirlerle yemek yiyor
tekrar tahtına çıkıyordu
bol, kırmızı mantolar giymişti galatlar
sonra kedi miyavladı
karnım acıktı
dalmışım.
Şenol Erdoğan


Alıntı : http://www.afilifilintalar.com/iz

PS: Şenol Erdoğan'ın blog sayfasına -ki ben oraya bir bilgi küpü web sitesi diyorum - mutlaka bir göz atın, standartların dışında bir şeyler okumak ve tanımak isterseniz... Bu vesile ile blog tanıtımını da yapmış olalım muhteşem şiiri ile birlikte :))


http://cyberzenarchy.wordpress.com/